Osetler ve Osetya

Eyl 19th, 2008 | By Editör | Category: GÜNEY OSETYA

Dünya 8 Ağustos 2008 tarihinden beri Gürcistan’ın NATO entegrasyonu heyecanı ile Güney Osetya’ya saldırmasına tanık olmuş ve Güney Osetya’da gerçekte neler olduğunu anlamaya çalışıyor. Gerçeği bilmeyenlerce oluşturulan bilgi bombardımanı ile bireylerin zihninde “Gürcistan’da yaşayan ayrılıkçı Osetler” olduğu fikri yerleştirilmeye çalışılıyor. Dünyanın gözü önünde cereyan eden Gürcistan’ın başlattığı bu savaşta, 2.000 sivil Oset’in öldüğü, binlercesinin yaralandığı ve 30.000’den fazlasının mülteci konumuna düştüğü dikkate alınmıyor.

Bugün akan kan ve gözyaşının sorumlusu, bağımsızlık talep eden Oset halkı değil; Amerika’dan ve Batı’dan cesaret alan Saakaşvili yönetiminin uzlaşmaz ve saldırgan tavrıdır.

Gürcü yönetiminin Batılı devletlerden aldığı siyasi ve askeri destekle giriştiği bu savaş, tüm bölgenin üzerinde oturduğu barut fıçısını ateşliyor. Hemen yanı başında gerçekleşen ve kendisine zarar verebilecek bu gelişmelere duyarsız kalması mümkün olmayan Rusya Federasyonu ise, kendi çıkarlarını Güney Osetya’nın yanında durarak korumaya çalışıyor.

Dünya adalet, barış, insanlık ve kardeşlikten bahsediyor. Osetler bu sese katılıyor ve tüm dünyanın bilmesini istiyor ki bu süreçte Osetler kimsenin toprağına saldırmadı, kimseye karşı orantısız şiddet uygulamadı, kimsenin okullarını, hastanelerini bombalayıp çocuk, kadın, yaşlı ayrımı gözetmeden sivil halka katliam uygulamadı. Aksine tüm bunlar Osetler’e uygulandı.

Osetler ayrılıkçı değil aksine, kendi adlarıyla anılan ülkelerinde, diğer tüm halklar gibi “kendi kaderlerini ” tayin ederek barış ve huzur içinde yaşamak istemektedir.

a. Osetya ve Osetler’in Tarihi

Kafkasya’nın en eski halklarından biri olan Osetler bu bölgenin tam kalbini oluşturan topraklarda –Ana Kafkas Sıradağı’nın merkez kısmının her iki tarafında bulunan dağ boğazlarıyla onlara bitişik düzlüklerde- yaşamaktadırlar. Rusya’yı Kafkas Ötesi’ne (Güney Kafkasya) bağlayan karayollarının bir ucu –Daryal Geçidi (Dar-i Alan) ,Oset Askeri Yolu (Mamison Geçidi) ve yakın dönemde açılan Trans-Kafkasya Anadolu (Ruk Geçidi) Oset topraklarından geçmektedir.

Diğer Kafkas halklarından farklı olarak Oset halkı, Kuzey Kafkasya’da Koban Kültürü’nün yaratıcısı olan yerli halkla, MÖ 8.yy sonlarında doğudan batıya doğru ilerleyen İskitler ve ardından gelen Sarmatlar ve özellikle Alanların karışmasıyla oluştu. Gelen göçebe kavimlerin Merkezi Kafkasya’ya yerleşmesiyle yerli halk, onların dil ve kültürlerinin birçok öğesini benimsedi. Osetler ve Osetlerin uzak akrabaları İskitler ve ardılları, ari ırka sahip olup Hint Avrupa dil grubunda yer alır. Alanlar ise Osetler’in en yakın ve doğrudan ataları olarak kabul ettikleri halktır. Sovyetler Birliği dağıldıktan sonraki yeni dönemde parlamentonun kararıyla Kuzey Osetya Cumhuriyeti’nin adına ‘Alanya’ ifadesi eklendi.

M.S. 1.yy’da Güneydoğu Avrupa ve Orta Asya Sarmatlar’ı Alan adı altında birleşmişlerdir.(Alan kelimesi, Hint-İrani halkların eski ortak öz adı ‘arya’/’aryana’nın dil kurallarına uygun olarak gelişmiş Osetçe telaffuz biçimidir.)

4.yy’da başlayan Kavimler Göçü sırasında Alanlar Hun istilasına uğrayan ilk Avrupa halkı olmuşlardır. 372 yılında Hunlar’la yaptıkları savaşı kaybetmişlerdir.Alanların bir kısmı Hunlar’la birleşerek batıya yönelmişler ve 378 yılında Roma ordusunu yenilgiye uğratmışlardır.Daha sonra Hun ittifakından ayrılarak Vandal ve Süevler’le birlikte Galya’yı istila etmişlerdir.Burada Alanlar ikiye ayrılarak bir kısmı Roma İmparatorluğu ile ittifak yaparak federal statüde bu günkü Fransa,Belçika ve İtalya’nın kuzeyine yerleşmişlerdir.Smbid,Eoxar,Beorgor,Sangiban Alanlar’ın tarihe geçmiş krallarıdır.Alanlar’ın diğer kolu başlarında kıralları Respendial olmak üzere Vandallar’la ittifak yaparak İspanya’ya geçerek İberik yarımadasının büyük bölümünü ellerine geçirmişlerdir.Alanlar’ın Lusitenya ve Kartegena üzerindeki egemenliklerini Roma İmparatorluğu’da tanımak zorunda kalmışdır.418 yılında Batı Gothlar’ı ile yaptıkları savaşta kral Addak ölümü üzerine Alanlar egemenliği Vandal kralına devretmek zorunda kalmışlardır.

10,11,12 yy.lar Merkezi Kafkasya’da Alan Krallığının yükseliş dönemidir.Ancak 1222 ve 1239 yıllarında gerçekleşen Moğol istilaları sonrasında Kafkasya’da kalan Alanlar verimli ovalardan güneye, Merkezi Kafkasya’nın dağlık vadilerine çekildiler. Bundan sonraki dönem bugünkü Oset halkının oluşum sürecidir. 14-15. yüzyıllarda hem etnisite hem de geleneksel kültür biçimlendi. Rusların ve Gürcülerin Alanlara verdiği ‘Yas’ veya ‘Oss’ adından türeyen ‘Oset’ bu halkın adı olarak yerleşti. Osetler coğrafi yapıya bağlı olarak burada birbirinden bağımsız ve az çok farklılık gösteren dağ toplulukları oluşturdular. Yaşadıkları vadilerin adları aynı zamanda bu toplulukların adları oldu.

Günümüzde Kuzey Osetya’daki Osetler kendilerini İron ve Digoron diye adlandıran iki gruba ayrılıyor. Oset nüfusunun büyük çoğunluğunu, lehçeleri edebiyat dili için temel alınan İronlar oluşturuyor. Azınlıktaki Digorlar (veya Digoronlar) ülkenin batısında yaşıyor. Güney Osetyalılar kuzeyliler tarafından Kudar olarak adlandırılıyor. Onlar da İron lehçesinin farklı ağızlarını konuşan birkaç gruba ayrılıyor.

Tarihi boyunca bütüncül bir etnik-kültürel coğrafya oluşturan Osetya günümüzde yönetsel olarak Rusya Federasyonu’na Bağlı Kuzey Osetya ya da yeni adıyla Alanya Cumhuriyeti (Başkenti Vladikafkas;Yüzölçümü 8000 km2 ) ve 1990 yılında Gürcistan’dan ayrılarak bağımsızlığını ilan eden Güney Osetya Cumhuriyeti (Başkenti: Tshinval; Yüzölçümü 3190 km2 ) olmak üzere iki kısma bölünmüş. Osetler’in toplam nüfusu 600.000′in üzerinde olup, bu nüfusun üçte biri anayurtlarının dışında yaşıyor.

Osetler iki dinli bir halktır. 6-7. yüzyıllarda Bizans’tan, sonrasında Gürcistan’dan ve 18. yüzyılda Rusya’dan gelen dalgalar sonucunda bugün Osetlerin % 65’i Ortodoks Hıristiyan. Kabardeylerle komşu Osetler ise 17-18. yüzyıllarda onlar aracılığıyla Müslüman olmuşlar ve bunların oranı % 35 dir.. Ancak Pagan inançların izleri ve törenler bugün de korunmakta.
 

b. Türkiye’deki Osetler

Yüz elli yıldır Anadolu’da yaşamalarına rağmen Osetlerin varlığı Türkiye’de pek bilinmiyor. Bu hem nüfuslarının az olmasından, hem de ‘Çerkes’ adının Türkiye’deki kullanımından kaynaklanıyor. 19. yüzyılda Kafkasya’dan Osmanlı topraklarına yerleşen bir milyondan fazla göçmenin büyük çoğunluğunu Çerkeslerin oluşturması nedeniyle bu isim biliniyor ve dış görünüş, kültür ve gelenek olarak birbirine benzeyen, dilleri ayırt edilemeyen diğer bütün Kafkas göçmenleri gibi Osetler Anadolu halkı tarafından ‘Çerkes’ olarak adlandırıldı. Kafkas halklarının kendilerine farklı isimler vermesi, dışarıdan verilen ‘Çerkes’ adının benimsenmesini kolaylaştırdı.

Osetlerin çoğunun şehirlerde yaşadığı, Kafkasya’yla ilişkilerin ve bilgilenmenin arttığı bugünkü koşullarda tanımlamalar da değişiyor. Köyde doğup büyümüş yaşlı ve orta kuşaklar için ‘Oset’ yabancı ya da yeni tanıştıkları bir kelime. Kendilerini ‘İron’ ya da ‘Digoron’ olarak adlandırıyorlar. Çerkes-Kabardeyler tarafından onlara verilen ‘Kuşha’ ismi de yaygın. Ayrıca Rusça’daki söylenişin Türkçe’ye aktarımı olan ‘Asetin’ kavramı da yaygın.

Türkiye’de Orta ve Doğu Anadolu’da 1860’larda kurulmuş 24 Oset köyü bulunuyor. Maraş-Göksun’daki Çerkes köylerine yerleşen ve dilini kaybeden Oset aileler de oldukça fazla. Türkiyeli Osetler göç hikayelerine ve sonraki tarihi olaylara bağlı olarak Kars (Sarıkamış)-Erzurum, Sivas-Tokat-Yozgat ve Muş-Bitlis olmak üzere üç gruba ayrılıyorlar.

Türkiye’deki Oset Köyleri: Bitlis – Hulik; Erzurum – Hınıs – Çat, Gövendik, Lebbudağ; Kars – Bozat, Hamamlı, Yukarı Sarıkamış, Selim; Muş - Bulanık – Hamzaşeyh, Karahallı, Simo; Malazgirt – Yaramış; Sivas – Akdağmadeni – Başçatak; Şarkışla – Alaman, Kahvepınar, İskan Topaç, Yıldızeli – Kapaklıkaya, Konaközü, Yeniköy, Yücebaca; Tokat – Batmantaş; Yozgat - Boğazlıyan – Poyrazlı, Sarıkaya – Boyalık, Karabacak, Kayapınar.

c. Güney Osetya’nın Kronolojik Siyasi Tarihi

1774-Kuzey Güney ayrımı olmadan Osetya Rus Çarlığına bağlanıyor.
1801-Gürcistan Rus Çarlığına bağlanıyor. Güney Osetya’nın Gürcistan’la zoraki birliği Çarlık Rusya’sının Kafkasya’yı işgali ile başladı.
8 Haziran 1920 Çarlık Rusya’sı yıkılınca, Güney Osetya Gürcistan’ın saldırısına uğradı ve 18 bin Güney Osetyalı hayatını kaybetti; 50 binden fazlası göç etmek zorunda kaldı.
20 Nisan 1922- Stalin, Abhazya gibi Güney Osetya’yı da Gürcistan’a dahil etti ve bugüne kadar yaşanan sorunların temeli atılmış oldu.
1939- Osetçe yasaklanarak tüm Osetler’in Gürcü alfabesini kullanması zorunlu hale getirildi.
1980’ler- Osetler üzerindeki baskılar artmaya devam etti.
1989- Gürcistan yönetiminin baskıları nedeniyle sorunlar zirveye ulaştı ve Güney Osetya tekrar Gürcü saldırısına uğradı.
11 Aralık 1990- Gamsakhurdiya yönetimi Güney Osetya’nın özerkliğini ortadan kaldırıldı.
1990 – Güney Osetya’nın Gürcistan’dan bağımsızlığı ilan etmesi.
5-6 Ocak 1991- Gürcü birliklerinin Güney Osetya’nın başkenti Tshinval’e girmesi ve savaşın başlaması.
14 Temmuz 1992 - Rus, Gürcü, Kuzey ve Güney Osetler’den oluşan 4000 kişilik Barış Gücü birliklerinin bölgeye girerek ateşkesin sağlanması ve denetlenmesi için Rusya Federasyonu’nun da aralarında olduğu ‘Ortak Kontrol Komisyonu’nun kurulması.
Aralık 1992- Gürcistan’ın talebi üzerine bölgeye AGİT misyonunun gönderilmesi.
8 Nisan 2001- Güney Osetya’da düzenlenen halk oylamasıyla yeni Anayasa’nın kabul edilmesi. Osetçe’nin yanı sıra Rusça’nın resmi dil olarak kabul edilmesi.
Kasım 2003- Gürcistan Devlet Başkanı Mihail Saakaşvili’nin “Gül Devrimi” ile göreve gelmesi sonrasında ülkenin toprak bütünlüğünün tesisinin temel hedeflerinden biri olarak belirlenmesi.
Haziran 2004- Gürcistan tarafından ‘Osetya ile Yeniden Uzlaşma Planı’nın açıklaması ve bölgeye yönelik ekonomik projelere ağırlık verilmesi konusunda karar alınması.

d. Bağımsızlık ve Referandum:

1993 ve 2001- İki ayrı halk oylaması sonucunda Gürcistan’dan bağımsızlığın ilan edilmesi.
12 Kasım 2006- Güney Osetya’da devlet başkanlığı seçimleri ve bağımsızlık referandumunun düzenlenmesi. Eduard Kokoyti’nin ikinci kez yüzde 98,1 oy alarak yeniden Güney Osetya devlet başkanı seçilmesi. Bağımsızlık referandumunun yüzde 99,88 oranında evet oyu ile kabulü.

e. Gürcistan’ın Güney Osetya’da Alternatif Yönetim Kurma Çalışmaları (İki başlı yönetim oluşturularak Güney Osetya’nın parçalanmaya çalışılması)

Kasım 2006- Saakaşvili’nin Güney Osetya’da yapılan referandum ve Cumhurbaşkanlığı seçimlerinde Eduard Kokoyti’ye rakip olarak, Güney Osetya’nın eski Başbakanı Dimitri Sanakoyev’i desteklemesi (Sanokoyev, Kokoyti karşıtı ve Tiflis’le işbirliği güdümlü politikacı). Güney Osetya’nın Gürcü yerleşim birimlerindeki alternatif seçimlerde Sanokoyev’in alternatif devlet başkanı seçilmesi.
19 Mart 2007- Saakaşvili’nin bölgeye giderek Sanakoyev’le görüşmesi, bunun sonucunda Güney Osetya’da bir idari birim kurulması yönünde talimat vermesi. Bu çerçevede hazırlanan ve Gürcistan parlamentosuna sevk edilen yasa tasarısı ile Kokoyti ve Sanakoyev’in bölgenin özerk statüsü üzerinde çalışacak geçici bir idari yapı kurmaları, geçici idareye içişleri, maliye, ekonomi, bilim ve eğitim, sağlık ve sosyal güvenlik, kültür, tarım, adalet ve çevre alanlarında bakan yardımcıları ataması imkanının verilmesi, ayrıca rehabilitasyon projelerinin uygulanması ve bölgenin kalkınması için özel bir mali paketin hazırlanmasının öngörülmesi. Gürcistan yönetiminin Güney Osetya’da geçici bir idari birim kurulmasına yönelik çalışmalarını hızlandırması, bölgedeki ‘alternatif hükümet’le doğrudan görüşmelere başlaması, görüşmelerde kurulacak idari birimin “Güney Osetya” olarak adlandırılması konusunda ‘alternatif hükümet’le anlaşmaya varması. Gürcistan’ın Kokoyti yönetimine bu görüşmelere dahil olma çağrısında bulunması.
8 Mayıs 2008- Güney Osetya’da kurulacak idari birime ilişkin yasa tasarısının Gürcistan parlamentosunda onaylanması ve Sanakoyev’in 10 Mayıs’ta devlet başkanı Saakaşvili tarafından bu idari birimin başına getirilmesi.

f. Dünya’daki Gelişmeler, Güney Osetya’nın Bağımsızlık Talebi ve Gürcistan’ın NATO Üyeliği Süreci

3 Mart 2008- 17 Şubat 2008’de Kosova’nın bağımsızlığını ilan etmesinin ardından Güney Osetya parlamentosunun Rusya Federasyonu, Bağımsız Devletler Topluluğu, BM ve AB’ye bağımsızlığın tanınması için çağrıda bulunması. Güney Osetya parlamentosunun kabul ettiği kararda, Kosova örneğiyle ‘egemen devletlerin toprak bütünlüğü’ argümanının önceliğini yitirdiğini savunulması.
2-4 Nisan 2008- NATO Bükreş Zirvesi’nde NATO kapılarının Gürcistan’a açılmaması ve Gürcü halkında büyük bir hayal kırıklığının oluşması. NATO’ya üyelik için en büyük engelin fiilen (de facto) Gürcistan’dan bağımsız olan Abhazya ve Güney Osetya’nın varlığından duyulan rahatsızlığın artması.

g. Savaşın Başlaması

7 Ağustos 2008- Gürcistan’ın devlet başkanı Saakaşvili’nin iktidarını güçlendirmek ve Abhazya ile Güney Osetya’yı yeniden Gürcistan’ın parçası haline getirerek NATO’nun ve AB’nin kapılarını açabilmek için Güney Osetya’ya askeri birlik yollayarak çatışmaları başlatması ve iki saatlik ateşkes ilanı.
8 Ağustos 2008- Savaşın Gürcistan yönetimince resmen başlatılması ve Rusya’nın da savaşa taraf olarak katılması
9 Ağustos 2008 – Abhazya’nın Yukarı Kodor Vadisi’nde ikinci cephenin açılması
10 Ağustos 2008- Gürcistan’ın Ateşkes Talebi .
12 Ağustos 2008- Gürcistan’ın BDT’den çekileceğini açıklaması
16-18 Ağustos 2008-Ateşkes Anlaşmasının taraflarca imzalanması
25 Ağustos 2008-Güney Osetya ve Abhazya’nın tanınması talebinin Duma (447-0) ve Federasyon Meclisi’nden (130-0) hiç fire vermeden kabul edilmesi
26 Ağustos 2008-Rusya Federasyonu Başkanı Dmitry Medyedev’in Güney Osetya ve Abhazya’yı Bağımsız Devletler olarak tanıması
3 Eylül 2008-Nikaragua Devlet Başkanı Daniel Ortega’nın Güney Osetya ve Abhazya’yı Bağımsız Devletler olarak tanıması

Kaynakça:
Alan Vakfı, Dünden Bugüne Osetlerin Tarihi, http://www.alanvakfi.org.tr/Sayfa.asp?islem=2&SayfaNo=196
Kanbolat, Hasan, 2008 Yazında Güney Osetya Sorunu Çatışmaya Dönüşebilir mi? http://www.asam.org.tr/tr/yazigoster.asp?ID=2270&kat1=42&kat2=
Papşu, Murat, Osetya

Leave Comment